Muhsin Yazıcıoğlu
  HAYALİN ÇİZDİĞİ BAŞARI
 
HAYALİN ÇİZDİĞİ BAŞARI
 
 
Artık yoksul adamın durumu değişmişti.Geliri harcamalarından fazlaydı.

07/07/2008
 

Zamanlardan bir zaman çalışkan bir adam yaşardı bir ülkede.

    Çok çalışırdı.Çok para kazanırdı.

    Fakat harcaması fazla olduğu için bir türlü yoksulluktan kurtulamazdı.

    Gün geldi, bir erkek çocuğu oldu.

    Adamcağız buna çok sevindi.Çocuğun dünyaya gelişiyle birlikte evine bolluk ve bereket gelmişti.

    Artık yoksul adamın durumu değişmişti.Geliri harcamalarından fazlaydı.Para artırmış, zengin olmaya başlamıştı.

    Çocuk, henüz küçük yaştayken ok atmak, kılıç kullanmak istiyordu.

    Okuldan kaçıyordu.Atış meydanlarına gidiyor, ok atıyor, kılıç kuşanıyordu.

    Bütün ilgisi silah kullanmak yolundaydı.

    Aradan yıllar geçti.Çocuk büyüdü, genç delikanlı oldu.Babası, kendisini evlendirmek istedi.

    Oğluyla konuştu.İsteğini ona açtı.

    Çocuk kabul etti.Fakat bir şart ileri sürdü.

    - Nedir? diye sordu babası.

    - Düğün giderlerini ben karşılayacağım.Gelini de ben seçeceğim.Evleneceğim kızı kendim belirlemeliyim.

    Babası çok şaşırdı:

    - Sen de düğün yapacak para var mı ki evladım?

    Delikanlı ok gibi fırladı yerinden, kılıcını eline aldı:

    - Benim, dedi evleneceğim gelin, ancak bir sultan olabilir.O da ancak kılıçla gelir!

    Babası oğlunun bu durumuna çok üzüldü.

    "Sonu karanlık bir yola girdi" diye düşündü.

    Fakat aradan yıllar geçti, oğlu o ülkeye padişah oldu ve sultan bir gelin aldı.

    Şahin yavrusu, Anne Çaylağa bu öyküyü anlattıktan sonra;

    - Ben, artık bir lokma için buralarda kalamam, dedi.

    Başka ülkelere gitmek istiyorum.Gönlümde başka iklimler yatıyor.Beni burada tutmayın, diye yalvardı.

    Anne Çaylak, sonunda Şahin 'i yuvada tutmanın imkansız olduğunu anlamıştı.

    Çok üzülmesine rağmen gitmesine izin verdi.

    Padişah Debleşem, şahin hikayesini anlatmaya devam ediyordu:

    - Şahin, yola çıktıktan sonra bir hayli uçmuştu.

    Durup dinlenmeden epeyi kanat çırpmış çok yol almıştı.

    Yolu gide gide yüce bir dağa vardı.

    Karnı acıkmıştı. Av peşinde koştu bir zaman, ve ilk olarak bir keklik avladı.

    Keklik eti çok lezzetliydi.Şahinin hoşuna gitmişti.Tadı damağında kaldı.

    - Şimdiye deknasıl d avlanmadım! diyerek hayıflandı.

    Anne Çaylağı düşündü bir süre.Gurbete çıkmaması için çırpınıp duruyordu.Oysa değişik yerler gezmek ne kadar da yararlıydı.

    - Gurbete çıkmasaydım, şimdi bu lezzetli eti yiyebilir miydim? diye söylendi şahin.

    - Kimbilir ilerde daha neler bekliyordu kendisini? Bunu düşününce, bir an önce dinlenip yola çıkmak istedi. Ve kısa bir aradan sonra yola koyuldu.

    Havada süzüldü.Aşağıda gördüklerine inanamıyordu.Yemyeşil tepeler, görkemli dağlar...Şırıl şırıl akan sular...

    Yol boyunca soğuk pınarlardan içti.Türlü türlü hayvan avladı.

    Kendisini oldukça rahat hissediyordu.Havada süzüldükçe aşağıda yemyeşil tabiatın sürüp gitmesinden sonsuz tatlar almaktaydı.

    Gezisi unutulmaz anılarla sürüp gidiyordu. Bir ara yorulmuştu.Çevreyi kolayca izleyebileceği yüksek bir kayaya konmuştu.

    İlerde, ağaçların arasında kalabalık gördü. Bir padişah sarayındaki adamlarıyla birlikte ava çıkmıştı.Kolunda da alımlı bir Doğan vardı.

    O anda ansızın ortaya çıkan bir kuşun ardına doğanı salıverdi, Padişah.Doğan, avı yakalamak için uçarken, bizim şahin harekete geçti.Doğan'dan önce avı yakalayıverdi.

    Padişah kendi doğanından önce avı yakalayan Şahin 'e sahip olmak istedi.

    Bunu üzerine evcil bir şahin'i bizim şahin'e doğru gönderdiler.O da saraya gelmesi için çağrıda bulundu.

    Yavru Şahin bunu bekliyordu zaten.Hemen kabul etti ve Padişah'ın omuzuna çıktı.

    Debleşem Şah, hikayeyi burada bitirdi.Başvezir, düşüncesinin padişah tarafından geçersiz kılındığını gördü.Bunun üzerine ikinci vezir Padişah'ın huzuruna çıktı.

    O da, başvezir gibi geziye çıkmanın kötü yanlarından söz etti.

    - Ülkenin huzuru padişahın sağlıklı ve güçlü olmasına bağlıdır.Seyahate çıkarsanız rahatsızlanabilirsiniz.Çok sıkıntı çekersiniz, dedi.

    Debleşem Şah, ikinci vezirin sözlerini de bağenmedi.

    - Padişah yorgunluğu halkın mutluluğu içindir. Gezmekten korkmamak gerekir.Gezmek, değişik farklı yerler görmek iyidir.Ülkem ve halkım için ben bundan yanayım, dedi.

    Debleşem Şah, yavru bir kaplanın hikayesinden söz etti danışmanlarına.

    Vezirler, padişahın başka ülkelere geziye çıkmasını istemiyorlardı.

    Padişah ise, anlattığı hikayelerle gezi düşüncesini benimsetmeye çalışıyordu.

    Söyleşi gele gele yavru bir kaplanın hikayesine geldi
 
 
 

muhsin-yazicioglu.tr.gg



 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=